Kronik Böbrek Hastaları için Beslenme

Kronik Böbrek hastalığı Türkiye’de en sık görülen kronik hastalıkların başında geliyor. Erişkin nüfusun yüzde 16’sı, yaklaşık 7.5-8 milyon insan kronik böbrek hastasıdır. Böbrek hastalığından korunmada ve tedavisinde beslenme çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Burada en önemli parametreler beslenmenin içeriği tuz ve sıvı tüketim miktarıdır.

Kurban Bayramı süresince et ve tatlı tüketimi makul sınırların üzerinde olmaktadır. Bu yönüyle erken evre kronik böbrek hastalığı, diyaliz ve böbrek nakilli olan hastaların dikkat etmesi gereken durumlar vardır.

Kronik Böbrek hastalığı olanlar

Bu hasta grubunda protein alımını kısıtlamak gerekir. Normalde sağlıklı insan kilo başına yaklaşık 1 gr protein alması gerekirken bu hastalarda kilo başına 0.5-0.6 gr olacak şekilde azaltmak gerekir. Fazla miktarda protein tüketilmesi kreatinin ve üre artışına yol açabileceği gibi böbrek hastalığının ilerlemesine neden olmaktadır. Ayrıca artan üremik toksinlere bağlı olarak bulantı iştahsızlık gibi bulgulara neden olabilir.

Diğer önemli bir konu tuz ve su tüketimidir. Bol bol sıvı tüketilmesi önerisi kronik böbrek hastalarında doğru bir yaklaşım değildir. Hatta hastalığın evresine göre sıvı kısıtlaması dahi yapılmalıdır. Zira alınan fazla sıvı bacaklarda şişlik, tansiyon yüksekliği, nefes darlığı ve ciddi kalp yetmezliğine yol açabilir. En doğru yaklaşım kronik böbrek hastalarının, bir gün önce çıkardıkları idrar miktarı kadar ve ek yarım litre daha sıvı tüketmeleri günlük su ihtiyaçlarını karşılar. Kronik böbrek hastalığında tuz yeterli miktarda atılamayacağı için vücutta birikir ve bu durum sıvı birikimine yol açar. Bu yüzden tuz alımını 1-2 gr olarak kısıtlamak gerekir.

Diyaliz Hastaları

Diyaliz hastalarında protein kısıtlaması gerekmez hatta hemodiyalizdeki kayıplar nedeniyle kilogram başına 1,5 gram olacak şekilde protein miktarını arttırmak gerekir.

Diyaliz hastalarındaki en büyük sorun alınan sıvı tüketimi ve potasyum düzeyini artıran gıdaların (süt, muz, portakal, kurutulmuş meyveler, baklagiller, özellikle hazır meyve suları) tüketimidir. Çünkü her iki durumda da ölümcül sonuçlar oluşabilmektedir.

Yine aynı sebeplerden dolayı diyaliz hastalarında tuz kısıtlaması yapmak gerekir.

Böbrek Nakil Hastaları

Normal sınırlarda kaldığı sürece böbrek nakilli hastalarda sıvı tüketimi ve et tüketiminde sıkıntı yoktur. Ancak bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçlar kullandıkları için, yeni nakil olmuş (özellikle ilk 3 ay) hastalar enfeksiyon riski açısından hayvanlarda bulunabilecek enfeksiyonların bulaşabilmesi nedeniyle et ve sakatat ürünleri çok iyi pişirmeden tüketmemesi gerekir. Ayrıca hijyeninden emin olmadıkları yiyeceklerle beslenmemeleri gerekir.

Böbrek nakilli hastalara kullandıkları ilaçlardan dolayı tuz kısıtlaması ve bu ilaçların şeker hastalığına eğilim yaratmasından dolayı şekerli gıdaların tüketilmesinde kısıtlama yapmak gereklidir.

Ayrıca kronik böbrek hastalığının en sık nedeninin şeker hastalığı olduğu göz önüne alındığında şekerli gıdaların tüketimi kısıtlanmalıdır.

Tüm bunlar göz önüne alındığında önemli bir dini değerimiz olan Kurban Bayramında geçici de olsa diyet alışkanlıklarımız değişikliğe uğramakta ve bu durum kronik hastalığı olanlarda çeşitli olumsuzluklara neden olabilmektedir. Olumsuzlukların oluşmaması, bayramda üzücü olaylarla karşılaşmamak adına, nakil hastalarının özellikle et ve et ürünlerinin iyi pişirilmesine, kronik böbrek hastalığı ve diyaliz hastalarının et ürünlerini, kan şekerini ve sıvı alımını artıracak şekerli gıdaların ve potasyum içeren gıdaların makul sevide tüketilmesine dikkat etmesi gerekmektedir.